Doğum gününüzü tebrik eder, hayırlı ve uzun ömürler dileriz.
Günün Hadisi
Kişi arkadaşının dini üzeredir. O halde sizden birisi kiminle arkadaşlık yaptığına dikkat etsin. Kişi sevdiği ile beraber(haşrolunacaktır)dir. - Hadisi Şerif
Hergüne Bir Dua
Benden bana ezâ veren şeyi gideren ve bana yarayacak şeyi bende tutan Allah'a hamd olsun
Gözlerin kayıyor gözlerimden, sözlerin birer bıçak gibi; karnıma saplanıyorlar teker teker.
Sen anlatmaya devam ederken, ben aslında seni dinlemiyorum. Kokuların anlatıyor bana gideceğini, şimdiden gitmeye başladılar bile.
Ellerini bir yukarı, bir aşağı hareket ettirirken bile gözlerin yükselmiyor yerden. Sürekli aynı kelimeleri seçiyorum cümlelerinden olmadı, olamaz. Bir döngü halinde iki
cümlede bir kendilerini tekrar ettiriyorlar, sen benim gözlerime hala bakamazken.
Bütün oda dağılmış, kitaplar yerlerde, yastığım kucağımda, bıraktıkların ise yatağın üzerinde duruyorlar; dokunulmamış.
Kırık kapımın hemen berisinde durup bana bakıyorsun, ağzına gelen her lafı söylerken.
Ben seni dinlemiyorum ki; sadece ileriye geriye sallanıyorum. Kokuların gidişinin yasını tutuyorum.
Uzun bir sessizlikten sonra r0;bir şeyler söyler1; lafınla bozuluyor sessizlik.
ne diyebilirdim ki sana; ellerim titrerken, ben yastığıma sarılmış ileri geri sallanırken, diyecek gücüm mü vardı ki?
Hatta sana bir r0;gitmer1; diyebilecek gücüm bile yoktu. Yastığı sıkıyordum ben bütün gücümle ve senden kalanlar yatağın üzerinde duruyordu.
Sen beni, hiçbir şeysizlik ile suçlarken, ben seni dinlemiyordum ki.
Sen benim imkânsızlıklarımdan bahsederken, ben seni hiç mi hiç dinlemiyordum.
Sen bana küfür ederken ,
ben senin gözlerine son bir kez daha bakmaya çalışıyordum.
Ki, sanırım başarısız oldum.
Çünkü sadece gözlerim anlatabilirdi sana ne olduğunu. ne hissettiğimi, neden yaptığımı, o gün ne olduğunu, kapımı neden kırdığımı, neden sürekli tırnaklarımı yediğimi, neden iç
çektiğimi, neden olduğum yerde saydığımı.
Ama sen benim gözlerime hiç bakmadın ki.
Hiçbir kelime anlatamazdı sana, seni ne kadar çok geri istediğimi, eskisi gibi.
Ama sana dur da diyemedim, gücüm yoktu.
Yitiktim, kötü bir şekilde düşmüştüm.
Ve bu sefer kaldıran bir sen yoktun.
Sen orada senden geri kalanları çabucak toplarken, ben yastığımı Isırıyordum, ileri geri sallanıyordum. İçimden r0;gitmer1; diye bağırıyordum, gözyaşlarıma engel olmaya çalışarak.
Hala bir şey söylemeyecek misin? derken parçalandı içim, kendimi bir türlü inandıramadığım senin gideceğin gerçeğini artık beynim de algılamaya başlamıştı.
Ne diyebilirdim ki.
Gitme demeye cesaretim ve gücüm yokken ;
hoşça kal çıktı ağzımdan.
Sen benim kırık kapımı vurup çıkarken, ben yastığıma sarılıyordum yere yatıp, kırılmış camların üzerine, ilk ve son yas töreni için.